Scrollbar By, MyCuteSpace.com UZAYLA İLGİLİ HERŞEY BU SİTEDE - Blogcu



UZAYLA İLGİLİ HERŞEY BU SİTEDE

20/8/2009 - Ay komplolarına cevap

Kategori: uzay haberleri

Aralarında bilim adamlarının da bulunduğu pek çok kişi, aslında Ay’a hiç inilmediğini, çekilen görüntülerin Hollywood’da, özel efekt uzmanları tarafından hazırlanan bir dekorda çekildiğini ileri sürdü.



İnsanoğlu bundan 40 yıl önce, 20 Temmuz 1969’da Ay’a ayak bastı. Ancak insanlık için büyük olan bu adımın ardından spekülasyonlar hiç bitmedi.

Aralarında bilim adamlarının da bulunduğu pek çok kişi, aslında Ay’a hiç inilmediğini, çekilen görüntülerin Hollywood’da, özel efekt uzmanları tarafından hazırlanan bir dekorda çekildiğini ileri sürdü.

1969 yılına kadar Sovyetler Birliği, uzaya ilk aracı, ilk canlıyı ve ilk insanı başarılı şekilde göndermeyi başarmıştı. Kuşkucular, uzay yarışında rakibinin gerisinde kalan ABD’nin arayı kapatmak için bu ‘filmi’ çevirdiğini iddia ediyor.

Geçen 40 yıl içinde bu iddiaya kanıt olarak pek çok şey gösterildi. Bu ‘kanıtlara’ ise bilim adamlarından ve NASA’dan açıklamalar geldi.

İşte ‘Ay’a iniş filminin’ en iddialı kanıtları ve bunlara getirilen açıklamalar şöyle:

TEORİ 1: BAYRAK NASIL DALGALANDI?
Ay’da atmosfer yok, dolayısıyla da rüzgar oluşmaz. Buna rağmen dikilen bayak dalgalanıyor.

CEVAP:
Bayrak, direğe dik bir kiriş tarafından tutturulmuştu. İlk dikildiğinde, bayrak dalgalanmadı yalnızca dikildiği sırada meydana gelen etki nedeni ile salınım hareketi yaptı. Videolarda, bayrağın salınımının astronotlar direği bıraktıktan kısa süre sonra durduğu da görülüyor. Bayrağın dalgalanıyor imajı veren görünümüne de depoda beklerken ya da araçtan çıkarılırken oluşan buruşukluklar neden oldu.

TEORİ 2: AYAK İZİ ÇOK BELİRGİN OLAMAZ

Aldrin’in ayak izin nem olmayan bir atmosferde yaş kuma basılmış gibi net görünüyor.

CEVAP:
Ay yüzeyi silikat tuzuyla kaplı. Bu özel madde nedeniyle atmosfer olamayan Ay’da izler net görünür ve uzun yıllar muhafaza edilebilir. Astronotlar da yüzeyi “talk pudrası ya da ıslak kum gibi” diyerek tanımlamışlardı.

TEORİ 3: NEDEN KRATER OLUŞMADI?
16 milimetrelik filmde aracın oluşturduğu bir krater ya da dağılmış toz görüntüsü yer almıyor.

CEVAP:
Aracın inişi kolaylaştırmak için kullandığı ileri itişli iniş sistemi, yere inmeden önce kesildi. Bu nedenle aracın iniş sistemi sadece Ay modülünün kendi ağırlığını dengelemek için kullanıldı ve iniş çok yavaş oldu. Ay’daki çekim kuvveti Dünya’dakinin altıda biri. Ayrıca, üzerindeki tozların altında Ay toprağı çok yoğun ve sıkı. Bu nedenle Ay modülünün görülebilr bir krater oluşturması söz konusu değil. Sonradan görüntülerdeki gölgeler incelendi ve Ay modülünün 10-15 santimetrelik bir oyuk oluşturduğu hesaplandı.

TEORİ 4: MODÜLÜN İZİ NEREDE?
17 tonluk iniş modülü, belirgin bir iz bırakmamasına rağmen, astronotların ayak izi nasıl bu kadar belirgindi?

CEVAP:
Öncelikle iniş modülünün ağrlığı Ay’da 3 ton geliyor. Elbette astronotların ağırlığı çok daha düşük ancak astronotların ayakkabılarının yüzeyi, modülün bir metre uzunluğundaki ayaklarına göre çok daha küçük bir alan kaplıyor. Dolayısıyla astronatların toprağa uyguladığı basınç, aracınkinden çok daha fazla oldu.

TEORİ 5: TOZ OLMAMALIYDI
Ay modülünün etrafındaki, iniş motorları tarafından püskürtülen toz olmamalıydı.

CEVAP:
Burada görülen tozlar, modülden gelmiyor. Bunlar, birkaç santimetre büyüklüğündeki mikrometeorlardı.

TEORİ 6: EGZOSLARDA ALEV YOK
Ay modülünün inişi sırasında, egzoslardan çıkan ateş görünmüyor.

CEVAP:
Ay modülü, itici güç olarak ‘Aerozine 50’ ve ‘dinitrojen tetroksid’ kullandı. Bu maddeler neredeyse transparan egzos gazı açığa çıkarır.

TEORİ 7: NEDEN YILDIZ YOK?

Çekilen fotoğraflarda hiç yıldız bulunmuyor. Ayrıca astronotlar dönüşte yaptıkları basın toplantısında hiç yldız görmediklerini açıkladılar.

CEVAP:
Fotoğrafların çekildiği sırada güneş yukarıdaydı. Fotoğraf makineleri, gün ışığına göre pozlamaya ayarlanmıştı. Ayrıca, Güneş ışığının Ay yüzeyinde neden olduğu yansıma nedeniyle en parlak yıldızların bile görülmesi zordu.

TEORİ 8: RADYASYON
Astronotlar, Van Allen Radyasyon Kuşağı ve uzaydaki radyasyondan dolayı hayatta kalamazlardı.

CEVAP:
Ay modülü Van Allen kuşağından 30 dakikada geçti. Bu süre içinde ve sonrasında astronotlar, genel olarak modülün aliminyum gövdesi tarafından korundular. Astronotların görev sırasında maruz kaldıkları toplam radyasyon, nükleer enerji santrallerinde çalışan işçilerin maruz kaldığı toplam radyasyondan fazla değildi.

TEORİ 9: RADYASYON FİLMLERİ NEDEN BOZMADI?
Kamera ve fotoğraf makinesindeki filmler radyasyon nedeniyle bozulmuş olmalıydı.

CEVAP:
Filmler radyasyondan koruyucu özel kutularda saklandı.

TEORİ 10: FOTOĞRAFLAR ÇOK KALİTELİ
Fotoğrafların görüntüsü beklenmedik ölçüde kaliteli.

CEVAP:
NASA’nın elinde Ay görevi sırasında çekilen ve kalitesi yüksek olmayan pek çok fotoğraf da var. NASA, sadece en iy kalitedeki fotoğrafları yayınladı.

TEORİ 11: GÖLGELER UYUŞMUYOR
Bazı fotoğraflarda gölgelerin yeri ve rengi uyuşmuyor.

CEVAP:
Ay yüzeyindeki gölgeler, yer şekillerindeki engebe, geniş açılı lenslerin neden olduğu bozulma, Güneş ile Dünya’dan gelen ışıkların yansıması ve Ay tozlarının bileşiminden oluşuyordu. Tüm bu bileşenler, bazı fotoğraflarda gölgelerin farklı izlenim vermelerine neden oldu.

TEORİ 12: KAYALARDAKİ ‘C’ HARFİ
Bazı fotoğraflarda kaya ve toprak üzerinde ‘C’ harfi biçiminde işaretler var. Bu da çevrenin insanlar tarafından oluştulan bir dekor olabileceği anlamına geliyor.

CEVAP:
‘C’ şekli, fotoğrafların basımı sırasında ortaya çıktı ve orijinal filmde bunlar yer almıyor.

TEORİ 13: SAHNE IŞIKLARI
Buzz Aldrin’ın kaya ve taş örnekleri toplarken çekilen fotoğrafın sol üst köşede ışık hüzmeleri görünüyor. Bu da fotoğrafın hazırlanmış bir sahnede çekildiğini ışığın da sahne ışığı olduğunu akıllara getiriyor.

CEVAP:
Fotoğrafın çekildiği sırada Güneş’in Ay yüzeyi ya da beyaz astronot giysisinden yaptığı yansıma bu tür ışıklara neden oldu.

Bazı fotoğraflarda yer alan ışıkların hazırlanan 'dekorun' parçası olduğu iddia edildi.

TEORİ 14: MAKİNE NEREDE?
Fotoğraflardan birinde Buzz Aldrin’in kaskından yansıyan Neil Armstrong ve Ay modülünün görüntüsü görünüyor. Ancak görüntüde fotoğraf makinesi yer almıyor.

CEVAP:
NASA uzmanları, makinenin astronotun göğsünde olduğunu açıkladı.

TEORİ 15: EŞYALAR NEREDE?
Astronotlar, görev sonunda bayrak ile bazı ekipman ve eşyalarını Ay’da bıraktıklarını açıklamıştı. Şimdiye kadarki, en gelişmiş teleskoplardan elde edilen görüntülerde bile bu ekipmanlar yer almıyor.

CEVAP:
Henüz bu küçük eşyaları görüntüleyecek bir teleskop geliştirilmedi.

TEORİ 16: GİYSİLERİN HAVALANDIRMASI NASIL ÇALIŞTI?
Uzay giysilerindeki havalandırma, atmosferin olmadığı ortamda çalışmaz.

CEVAP:
Kullanılan havalandırma sistemi sadece vakumla birlikte çalışabilirdi. Su, astronotların sırtında bulunan özel tanktaki küçük deliklerden çabucak uzaya doğru süblimleşitrildi ve bu şekilde astronot giysilerinin havalandırması sağlandı.

TEORİ 17: NEDEN SADECE ABD VE NIXON ZAMANINDA?
Ay’a yapılan altı inişin tamamı, eski ABD başkanı Richard Nixon zamanında, ABD tarafından gerçekleştirildi.

CEVAP:
Ay’a ilk kez ABD indikten sonra diğer ülkeler, özellikle de Sovyetler Birliği, Ay’a inen ’ikinci’ ülke olmak adına 'astronomik' yükseklikte maliyetleri göze almadı. Nixon sonrasındaki diğer ABD başkanları da yüksek maliyet nedeniyle Ay görevlerine yanaşmadı.

<_script /><_script /><_script /><_script />
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/8/2009 - 'Ay Fatihleri' Beyaz Saray’da

Kategori: uzay haberleri

40 yıl önce Ay'a ilk defa inen ekip Barack Obama ile biraraya geldi. Obama, Mars yolculuğuna değinmeden NASA’nın misyonunun devam edeceğini söylemekle yetindi.



Amerika Birleşik Devletleri Ay'a ilk adımı atmanın 40’ıncı yılını kutlamaya devam ediyor. 40 yıl önce Apoolo 11 ile Ay'a inen ekip, Neil Armstrong, Buzz Aldrin ve Michael Collins Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama'yı Beyaz Saray'da ziyaret etti.

Her 5 yılda bir dönemin Amerikan Başkanı’nı ziyaret eden ekibin bu ziyareti tarihi olayın 40’ıncı yılı olması dolayısıyla ayrı bir anlam taşıdı.

Eski astronotları "3 gerçek Amerikan kahramanı" olarak niteleyen Obama "Apollo 11 mürettebatının daima araştırma ve keşifte başarıyı temsil ettiklerini" söyledi.

Obama, ziyaret sırasında Ay’a yolculuğu daha küçük bir çocukken nasıl takip ettiğini anlattı: “hala hatırlarım büyükbabamın omuzundaydım, kapsül okyanusun ortasına inecek, geri getireleceklerdi biz de dışarıya çıkıp bizi görüyormuşlarcasına el sallayacaktık.”

Amerikan Başkanı kabulde üçlünün, yeni keşifler için Mars'ı adres göstermesi konusuna değinmedi, ancak Nasa'nın "ilham verici" misyonuna devam edeceğini söylemekle yetindi.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/8/2009 - Mars’a 39 günde gidilebilecek

Kategori: uzay haberleri

Bilim adamları, Mars yolculuğunu 6 aydan 39 güne indirebilecek yeni bir iyon motoru geliştiriyor. 


Geleneksel roketler, gerekli olan itiş gücünü sağlamak için farklı kimyasal maddeler kulllanıyor. Kullanılan yakıtın büyük bölümü ise Dünya’nın çekim alanından çıkarken harcanıyor.

Amerikalı bilimadamaları roketlerin bu handikaplarını ortadan kaldıracak, uzay yolculuklarını büyük oranda kısaltacak ve geleneksel roketlere oranla daha uzun mesafelere daha hızlı gidecek yeni nesil iyon motorlar üzerinde çalışıyor.

Bu motorlarının temeli, yüklü atomlar olan iyonların bir elektrik alanından geçirilierek hızlandırılmalarına ve uzay aracını ters yönde itmelerine dayanıyor. NASA'nın Vesta ve Ceres göktaşlarına gönderdiği Dawn ve Japonya'nın 2005'te Itokawa göktaşına gönderdiği Hayabusa uzay araçlarında bu teknoloji kullanılmıştı.

ABD’li bilimadamları şimdi, bu motorlardan çok daha güçlü yeni nesil bir iyon motoru üzerinde çalışıyor. VASIMR (Variable Specific Impulse Magnetoplasma Rocket-Değişken Özel İtki Magnetoplasma Roketi) adı verilen bu motor, radyo dalgalarını yayan vericilere benzer bir şekilde, radyo frekans jeneratörü ile parçacık veya plazmayı ısıtarak çalışıyor.

GÜNEŞİN ÇEKİRDEK ISISINA ULAŞILACAK
Buradaki temel prensip buhar motorlarına benziyor. Radyo frekans jenaratörü, argon gazının atomlarını, elektronlar ‘kaynayıp’ plasma oluşturuncaya kadar ısıtıyor. Her ne kadar plasma tek başına roketi itme gücüne sahipse de çok efektif değil. Bu nedenle deha etkili güç elde edebilmek için, plasma roketin ikinci bölgesinde, bir milyon santigrad dereceye kadar ısıtılacak. Bu sıcaklık, Güneş’in çekirdeğindeki sıcaklığa eşit.

Kullanılan çok güçlü manyetik alan yardımı ile ekstra ısıtılmış plasma, roketi ters yönde itecek biçimde motorların arkasına yönlendirilecek. VASIMIR; kullandığı radyo frekansı jeneratörleri sayesinde, benzerlerinen yüzlerce kat daha fazla enerji üretebilecek.

ABD'nin Ad Astra Rocket şirketi tarafından devam edilen çalışmalarda, ilk plasma üretim aşaması 2 Temmuz’da test edildi. Araştırmanın yürütücüsü Jerad Squire elde edilen plasmanın bugüne kadar üretilmiş olanların en güçlüsü olduğunu iddia ediyor.

6 AY DEĞİL 39 GÜN
Ad Astra ve NASA arasında yapılan anlaşma ile ilk iyon motorlu roket 2012 ya da 2013 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu’na kenetlenmek üzere uzaya yollanacak. Daha sonraki aşamalarda da, rokete yerleştirilecek nükleer reaktörler sayesinde roketin gerekli ısıyı üretip, Mars yolculuğunu 39 güne indirmesi amaçlanıyor.

NASA, bu teknoloji öncesinde Mars'a göndereceği uzay aracını nükleer termal veya kimyasal yakıtlı roketle donatmayı ve en iyimser tahminle Kızıl Gezegen'e 6 ayda ulaşmayı öngörüyordu

<_script /><_script /><_script /><_script />
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/8/2009 - Kuyruklu yıldızda yaşam izi

Kategori: uzay haberleri

NASA'ya ait Stardust uzay aracının Wild 2 kuyruklu yıldızından getirdiği örneklerde, yaşamın temel yapı taşlarından glisin amino asidi bulundu.
Amerikan uzay kurumu NASA'ya ait Stardust uzay aracının Wild 2 kuyruklu yıldızından getirdiği örneklerde, yaşamın temel yapı taşlarından glisin amino asidi bulundu.

NASA'nın Maryland eyaletindeki Goddard Uçuş Merkezinden Jamie Elsila, kuyruklu yıldızda buldukları glisinin yaşayan organizmalar tarafından protein üretmekte kullanılan bir amino asit türevi olduğunu belirtti ve ilk kez bir kuyruklu yıldızda amino asit bulunduğuna dikkat çekti.

Çalışmalarını Meteoritics and Planetary Science adlı bilimsel dergide yayımlayacak ekibin başında yer alan Elsila, keşiflerinin, "yaşamın bazı unsurlarının uzayda oluştuğu ve Dünya'ya uzun zaman önce göktaşı ve kuyruklu yıldız çarpmasıyla taşındığı" yolundaki teoriyi destekler nitelikte olduğunu söyledi.

Araştırmada yer alan NASA'nın Astrobiology Enstitüsü Direktörü Carl Pilcher da, bir kuyruklu yıldızda amino asit türevi glisin keşfinin yaşamın temel yapı taşlarının uzayda bulunduğu ve evrende yaşamın ender olmakta öte yaygın şekilde bulunabileceği görüşüne destek sağlayabileceğini kaydetti.

Araştırmanın sonuçları, American Chemical Society kuruluşunun Washington'daki toplantısına Pazar günü sunuldu.

<_script /><_script /><_script /><_script />

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/8/2009 - Satürn’ün uydusu Titan’da dev fırtına

Kategori: uzay haberleri
Satürn'ün Dünya'ya benzerliğiyle dikkat çeken en büyük uydusu Titan'da Hindistan büyüklüğünde “fırtına yuvası" gözlendi
ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki California Institute of Technology (Caltech), gözlemde, dev metan gazı bulutunun, soğuk çöllük bir bölge üzerinde tespit edildiğini belirtti.

Titan üzerindeki bu büyük noktayı ilk olarak Nisan 2008'de keşfeden Emily Schaller adlı astronom, doktora sonrası çalışmasında, Satürn'ün uydusundaki bu büyük lekeyi incelediğinde bunun dev metan bulutundan kaynaklanan bir fırtına olduğunu belirledi.

İlk metan bulutunun tropik bölgeler yakınında görüldüğünü belirten Caltech, bu metan bulutuna neyin neden olduğunun henüz bilinmediğini, ancak atmosferde bir patlama gibi davranan bu oluşumun, kendi bulutlarının oluşumunu tetikleyen dalgalarının, gezegen çevresinde dolaştığı kaydedildi. Araştırma Nature dergisinde yayımlandı.

SATÜRN'DE EKİNOKS
Öte yandan, Amerikan Cassini uzay aracı, Satürn'ün ekinoksuna (gece ve gündüzün eşit olması) ulaşma anını görüntüledi ve bu görüntüleri Dünya'ya geçti.

Güneş'in Satürn üzerindeki açısının küçülerek, yeni cisimler ve düzensiz yapıların ortaya çıkmasını sağladığı ekinoks anına ait görüntüleri incelemekte olan bilim adamları, Güneş Sistemi'nin bu gaz devi gezegeniyle ilgili yeni bulgular elde etmeyi umuyorlar.

Satürn'ün yörüngesinin çok büyük olmasından ötürü ekinoks sadece her 15 dünya yılında bir meydana geliyor.

<_script /><_script /><_script /><_script />
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

MERHABA BEN GAMZE BLOĞUMDA UZAYLA İLGİLİ HERŞEYİ BULABİLİRSİNİZ!!!!!!!!

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
yeknesak
maviboncuk1993
maviboncuk1959
emre8nisa2
okulll
heryercik123







Daha fazla bilgi yarismasi için buraya tiklayin
Sitene EkLE


HOŞÇAKALIN...